Ozon Otohemoterapi

Oksidatif Ön Koşullandırma Terapisi için kullanılan alternatif bir teknik, ozon otohemoterapisi olarak adlandırılır (“otomatik” kendi kendine anlamına gelir ve “hemo” kan anlamına gelir).

Ozon otohemoterapisinde bir hastanın yaklaşık 200 ml kanı alınır ve bu kan ozona maruz bırakılır. Ozon, iki oksijen atomundan (O2) oluşan soluduğumuz baskın atmosferik oksijenin aksine, üç oksijen atomundan (“O3”) oluşan bir moleküldür.

Ozon, oksitlenmiş bileşikler üreterek kanı etkiler. Tedavi edilen kan daha sonra hastaya yeniden infüze edilir. İçerdiği oksitlenmiş bileşikler, vücudun normal sağlıklı dokularına oksidatif stresin bir sinyali olarak hizmet eder ve refleks olarak koruyucu antioksidan enzim üretimlerini artırmalarına neden olur.

Yüksek doz C vitamini dahil çoğu kanser tedavisi oksidatif olduğundan, Ozon etkili bir adjuvan kanser tedavisidir. Bu nedenle, diğer tedavilerden önce tekrarlanan ozon otohemoterapi seansları, vücudun normal dokularının, sonraki terapinin getirdiği oksidatif stresle başa çıkmak için çok daha iyi durumda olmasını sağlar. Bu nedenle, Oksidatif Ön Koşullandırma Terapisinin amacı, tedaviyi hasta için daha tolere edilebilir hale getirirken aynı zamanda tedavinin tümörü yok etme yeteneğini geliştirmektir!